1.GIRIŞ
Çöpün yaşantımızda önemli bir yeri vardır. Konutlarda,
işyerlerinde, sosyal tesislerde, turistik tesislerde, her gün
tonlarca atık oluşmaktadır. Kişi sayısına bağlı olarak üretilen
atık miktarı sürekli olarak artmaktadır. Ülkemizde, günlük
atık miktarı kişi başına ortalama 1.12 kg’dır[1]. Atıklar, Belediye çöplüklerine taşınmakta, düzenli depolama tesislerine
gönderilmekte, kompostlama yapılmakta, açıkta yakılmakta, gömülmekte veya derelere atılmaktadır. Bu çöp sahalarında bakteriyel yollarla metan gazı ürettiğinden yangınlar
ve patlamalar meydana gelmektedir.
Yerleşim bölgelerindeki her çöplükte, küçük veya büyük
boyutta çöplük yangını olmaktadır. Bazı çöplük yangınları
felaket boyutuna erişmektedir. İstanbul Ümraniye’de 1993
yılındaki çöplük patlaması birçok kişinin hayatını kaybetmesine, 2003 yılında Burgazada’da çöplüğündeki yangın
onlarca hektar ormanın yok olmasına sebep olmuştur. Manisa çöplüğünde 2015 ve 2017 yıllarında oluşan yangınlar,
Bodrum çöplüğünde 2016 yılında meydana gelen yangın,
günlerce devam etmiştir. Washington‘da 1980’de bir çöp
sahasından yeraltına sızan metan gazı yakınlardaki bir kasabada patlamalara yol açmış, Meksika’da bir çöplükte büyük
bir patlama olmuş ve yüzden fazla binaya zarar vermiştir[2].
İstanbul’da meydana gelen tüm yangınların yaklaşık yüzde on beşi çöp ve çöplük yangınlarından oluşmaktadır. Son
beş yılın ortalamasına göre İstanbul’da yılda 4800 adet çöp
yangını olmaktadır[3]. Çöp yangını ile düzenli depolama yapılan çöplük yangınlarını ayırmak gerekir. Çöp yangınlarının
sayısı fazladır ama hem söndürülmesi kolay hem de verdiği
zarar azdır. Çöp yangınlarının büyük kısmı çelik konteynerler
içinde veya döküntü çöplerde meydana gelmektedir. Çöplük
yangınlarının sayısı az olmasına rağmen hem çevreye verdiği
zarar fazladır hem de söndürülmesi çok uzun zaman alır.
Faciaya dönüşen çöp patlaması 28 Nisan 1993 tarihinde
saat 10:00’da İstanbul Ümraniye’de Hekimbaşı Çöplüğünde meydana gelmiştir. Patlamanın ardından çöp heyelanı
oluşmuş, çöp yığınının aşağılarında bulunan gece konduların üzeri çöplerle dolmuş ve çöplük altında kalan 39 insan
hayatını kaybetmiştir [4]. Çöplük altında kalan cesetleri çıkarmak için onlarca kepçe ve onlarca itfaiye aracı çalışmış,
bütün cesetlere ulaşılması ve yangının söndürülmesi ancak
dört günde tamamlanmıştır.
ÇÖPLÜK YANGINLARI ve
ETKİLERİ
Prof. Dr. Abdurrahman KILIÇ
İTÜ Makina Fakültesi
Yangın ve Güvenlik • Mayıs / Haziran 2017 9
Çöplük yangınlarının önemli risklerinden biri de, çöplükte
başlayan yangınların ormana sirayet etmesidir. Birçok çöplük yangınında, kıvılcımların rüzgârla sıçramasıyla orman
yangınları başlamıştır. Çöplerde oluşan tutuşmalarda, eğer
rüzgâr hızı fazla ise yanan paçavralar rüzgârda sürüklenerek
200-300 metre ileride uygun ortamı bulduğunda yangın
başlangıcı olabilmektedir. Özellikle yaz aylarında kurumuş
ve yanmaya hazır durumda bulunan otlar ve yapraklar çok
kısa sürede büyük yangınların başlangıcı olabilmektedir. Bu
tip yangınlar arasında en önemlisi Burgazada yangındır.
Yüksek sıcaklıktaki yangınlar, yoğun siyah duman yayan uçucu bileşiklerin parçalanmasına neden olur[8]. Yüzey yangınları, kendiliğinden, kaza sonucu ya da kasıtlı olarak çıkabilir.
Çöplüklerde patlamalara ve yanmaya sebep olan metan
gazı, normal sıcaklık ve basınçlarda gaz halinde bulunur.
Kimyasal formülü CH4 olup bataklık gazı da denir. Renksiz,
kokusuz, tatsız, bir gazdır. Havadan çok daha hafif bir gaz
olan ve suda oldukça az miktarda çözünen metan gazı, havada kolaylıkla yanarak karbondioksit ve su buharı oluşturur. Metan başka kimyasallarla %5 kadar düşük oranlarda
bile karıştığında patlayıcı olabilir. Eğer hoş olmayan, çürük
yumurtaya benzer bir koku varsa metan seviyesi patlamaya
sebep olacak kadar yüksek demektir.
Açık çöplük yangınlarının başta gelen sebeplerinden biri
güneş ışınımının yağlı paçavraları tutuşturmasıdır. Çöplük
içinde bulunan plastik ve cam parçalarının ışınımı odaklaması da yanmayı başlatabilmektedir. Ayrıca, çöplük alanındaki malzemelerin kendiliğinden yanmasına sık rastlanılır.
Yağlı paçavralar gibi bazı malzemeler belirli koşullar altında
kendiliğinden tutuşabildiği gibi bazı kimyasallar çöplük alanına karışmışsa kendiliğinden tutuşarak yangını başlatır.
Çöplük operatörleri ve kullanıcıların çöplük alanında malzeme ayırıcıların dikkatsizliği yangınlara neden olabilir. Çöplükte döküm yapan kamyonların veya bakım yapılması sırasında döküm buldozerler ve kazıcıların neden olduğu kıvılcımlardan yangınlar meydana gelebilmektedir. Çöp kamyonları içinde ne olduğu bilinmeyen kıvılcımlı bir atığın çöp alanına varışta hala sönmemiş olması ve kıvılcımlı atığın çöplüğe
dökülmesi ile başlayan yangınlar da olmaktadır. Kundaklama
her zaman her yerde ciddi bir sorundur; çöplük alanlarında
yeterli kontrol olmadığından kasıtlı yangınların hedefidir.
3. ÇÖPLÜK YANGINLARININ ÇEVREYE ETKISI
Çöplük alanının türüne ve içeriğine bağlı olarak, çöplük
yangınlarından çıkan duman, solunum bozukluklarına ve diğer sağlıkla ilgili sorunlar oluşturabilecek tehlikeli kimyasal
bileşikler içerir. Tüm yangınlarda olduğu gibi, çöplük alanları
da yangında toksik duman ve gaz üretmektedir. Bu gazların
toksik olma tehlikesi ve seviyesi, maruz kalma süresine ve
yanan malzemenin türüne bağlıdır.
Uygun şekilde depolanmamış çöpler, yeraltı ve yüzeysel su
kirliliğine haşerelerin üremesine çevreye kötü kokuların yayılmasına görüntü kirliliğine ve çeşitli hayvanlar vasıtasıyla taşıyıcı
mikropların yayılmasına neden olmaktadır. Ülkemizde ve dünyadaki katı atıkların yönetiminin üç temel ilkesi vardır. Bunlar
az atık üretilmesi, atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye
zarar vermeden yok edilmesidir. Çöplerin toplanmasından, depolanmasından ve yok edilmesine kadar tüm hizmetlerin bir
plan çerçevesinde ele alınmalı, öncelikle bu atıkların değerlendirilmesi veya geri kazanılması çevre ile uyumlu olmalıdır[9].
Burgazada’nın tepesinde bulunan Bayraklı Mevkii’ndeki
çöplük alanı çevresinde 6 Ekim 2003 günü saat 14.30 sıralarında çıkan yangın, rüzgârın etkisiyle çok sayıda noktaya
sıçramıştır[5]. Zaman zaman fırtınaya dönüşen ve saatteki
hızı 52 kilometreyi bulan lodos nedeniyle, kısa sürede büyüyen yangın, Burgazada’nın asırlık çamlarını alevler içinde
bırakırken yangın evlerin bulunduğu yerleşim birimini tehdit
etmeye başlamıştır. Yangın saatlerce devam ederek büyümüş ve yüzlerce kişi adaya çöken dumandan etkilenmiştir.
Yangın 8 saat sonra kontrol altına alınıp söndürülünceye kadar yaklaşık 40 hektarlık alan ile 11 ev yanmıştır. Orman yok
olduğu gibi insanların sağlığına da zararı olmuştur..
2. ÇÖP YANGINLARI VE SEBEPLERI
Çöplük alanlarında, zamanla içeriğindeki oksijen tükenerek
üreyen anaerobik bakteriler yardımı ile oksijensiz (anaerobik)
ortamda çürümesi sonucu çöplük gazı (LFG) oluşur. Çöplük
gazı büyük miktarlarda metan ve karbon dioksit gazlarından
oluşur. Çıkan gazların yaklaşık %50’sini metan; %45’ini karbondioksit ve geri kalanını ise azot, oksijen, hidrojen ve diğer gazlar
oluşturur[2]. Metan ve karbondioksit, çevresel sorunlar yaratan sera gazlarıdır. Metan karbon dioksitten çok daha güçlüdür.
Çöplük yangınları, yüzey ve yeraltı yangınları olmak üzere
iki kategoridir[6]. Bu çalışmada yüzey yangınları incelenecektir. Yüzey yangınları, çöplüğün yüzeyi ile yaklaşık 150 cm
derinliğe kadar olan bölümünde aerobik bozunum sonucu
oluşur. Nispeten düşük sıcaklıklarda yanar, yoğun beyaz duman çıkarır ve eksik yanmanın ürünleri ile karakterize edilir[7]. Duman organik asitler ve diğer bileşikler gibi tahriş edici maddeleri içerir. Lastikler veya plastikler gibi malzemeler
yandığında, yanma bölgesi sıcaklığı oldukça yüksek olabilir.
İTFAIYECİ
10 Yangın ve Güvenlik • Mayıs / Haziran 2017
Çöplük yangınlarında önemli endişelerden biri dioksinlerin emisyonudur. Dioksin terimleri, benzer kimyasal ve biyolojik karakteristikler gösteren ve yanma sırasında havaya salınan bir grup kimyasal bileşiği ifade eder. Çöplük sahalarında
kaza sonucu çıkan yangınlar ve atıkların kontrolsüz yanması,
en büyük dioksin kaynağı olarak düşünülmektedir. Dioksitler
doğal olarak çevrede bulunur. Bununla birlikte, yüksek seviyedeki dioksinlere maruz kalındığında, kansere, karaciğer hasarına, deri döküntülerine, üreme ve gelişimsel bozukluklara
neden olabilir[10]. Karbon monoksit, nefes aldığında kandaki
oksijenin yerini alır ve kalbi, beyin ve diğer oksijen organlarını
yok eder ve kalıcı hasar veya ölüme neden olur.
4. ÇÖPLÜK YANGINLARININ SÖNDÜRÜLMESI
Çöplüklerde yanan malzemelerin ne olduğu bilinmediğinden söndürülmesi zordur. Çöplük yangınlarının neden
olduğu yanma ve patlama tehlikelerine ek olarak, duman
ve diğer çöplük yangını yan ürünleri itfaiyecilere ve dumana maruz kalan diğer kişilere karşı bir sağlık riski oluşturur.
Çöplük alanlarının yakılması ya da bir çöplük sahası yangınından çıkan dumanın olumsuz etkileri göz önüne alındığında kişisel koruyucu donanım kullanılması gereklidir.
Rüzgârlı havalarda, son derece sıcak veya soğuk havalarda, yangında açığa çıkan duman, yangınla mücadele
eden itfaiyecilerin sağlık riskini artırabilir ve yangın yayılımını doğrudan etkileyebilir. Tehlikeli maddeler içeren bu tür
yangınlar, özel donanımlı ve özel eğitim almış personel gerektirir. İtfaiyeciler, ileride kalıcı sağlık sorunları oluşmaması
için dumana maruz kalmamalıdır. Söndürme sırasında maske kullanmalı ve söndürme sırasında mutlaka rüzgârı arkasına almalıdır. Yangın yerindeki personel idareciler tarafından
düzenli aralıklarla değiştirilmelidir.
Çöplüklerin bulunduğu yere bağlı olarak, genellikle çöplük
civarında yangın söndürme için yeterli miktarda su bulunmaz.
İtfaiyeciler, tankerlerle yakınlardaki göllerden, derelerden su
taşıyarak yangını söndürmeye çalışırlar. Diğer taraftan, çöplük yangınlarını söndürmek için su kullanımı tartışmalıdır. Çok
miktarda suyun uygulanması aslında aerobik ayrışma sürecine katkıda bulunarak yangını şiddetlendirebilir. Ayrıca, çöplük
su toplama havası alanına yakınsa, çöplüğe sıkılan su yeraltı
sularının kalitesini bozar. Sızıntı suyu çöplük alanını çevreleyen zemin ve yüzey sularını kirletebilir.
Köpük, çöplük sahası yangın söndürmede önemli bir husustur. Bütün yangınlarda olduğu gibi, yangın söndürme işlemi
sırasında çöplük alanlarında köpüğün kullanılmasının avantajları ve dezavantajları vardır. Çöplük yangınları için A tipi köpük
uygundur. Suyun yüzey gerilimini üçte bir oranında düşüren bu
tip köpükler, söndürücünün yakıt içine işleme etkisini arttırmaktadır. Dikey yüzeylere uzun süre tutunabilen bu köpükler %0,1-
%1’lik uygulama oranıyla köpük deposu boyutlarını asgariye
indirmektedir. Kömür, bina ve orman yangınlarında kullanılan
bu köpük, ilerlemiş lastik yangınlarında uygun söndürücüdür.
Çöplük alanının altındaki atıklara erişmek veya yanan atıkları
çöplük alanından uzaklaştırmak ve yanan kısımları açarak söndürmeyi kolaylaştırmak için buldozerler gibi ağır makinaların
kullanılması gerekebilir. Çöplükte bu makinaların bulunması ve
yangın alanına getirilmesi gerekir.
5. SONUÇ
Çöplük yakınlarında su depoları bulunmadığı için yangın
taşıma ile söndürülmeye çalışıldığından ve yanma sonucu
ürünler itfaiye ekiplerinin sağlığını etkilediğinden, öncelikle
yangın çıkışını azaltmak gerekir. Atıkların düzenli depolanması ve atıklardan enerji üretimi yapılması ile çöplük yangınlarında da azalma olacaktır. Son yıllarda, gelişmiş ülkelerde çöpten enerji üretimi yanında, kaynakların korunması ve
kirliliğin azaltılması için atık üretiminin azaltılması üzerinde
durmaktadır[11]. Çalışmalar, çöp miktarını azaltacak malzemeler tasarlamak, üretmek, satın almak veya kullanmak
üzerine yoğunlaşmakta, sebze, meyve gibi atıkların sera
etkisini azaltmaya katkıda bulunacak şekilde kompostlama
yapılmaktadır[12]. Çöp ve çöplük yangınlarının fazla olduğu
yerleşim alanlarında itfaiyecilerin gaza maskesi, teneffüs cihazı ve gaz etkilenmesine karşı koruyucu ilaçları bulunmalı,
söndürme için her araçta A tipi köpük olmalıdır.
KAYNAKLAR
[1] Belediye Atık İstatistikleri, Türkiye İstatistik Kurum, 2012.
[2] USFA, United States Fire Administration, “Landfill Fires, Their Magnitude, Characteristics and Mitigation”, TriData Corporation, Arlington, Virginia, Tech. Rep.
FA-225, 2002.
[3] İstatistikler 2012-2017 İstanbul Büyükşehir İtfaiye Daire Başkanlığı, 2017.
[4] Milliyet ve Cumhuriyet Gazeteleri, 29 Nisan 1993 tarihli sayıları.
[5] Kılıç, A. Burgazada Yangını, Yangın ve Güvenlik Dergisi, Sayı:74, s.8-11, 2003.
[6] Ruesch, P., M. Rogow, D. Shane ve T. Thalhamer; Waste Fires Landfillology, 15th
Annual OSC Readiness Training Program, 2012.
[7] IRSS, Towards Improved Fire Management in Landfill Sites, Fire Services Commissioner Victoria, 2012.
[8] USFA, Landfill Fires, Topical Fire Research Series, Volume 1, Issue 18 March 2001.
[9] WISH Reducing Fire Risk At Waste Management Sites,
[10] USEPA, United States Environmental Protection Agency, “Questions and
answers about dioxins”, EPA Tech. Rep., 2000.
[11] Kiriş, A. , F. Saltabaş; Katı Atık Düzenli Depolama Sahalarında Depo Gazı (LFG)
Yönetimi Ve İstanbul Uygulamaları, Mühendislik ve Fen Bilimleri Dergisi, Sigma,
S. 209-218, 2011.
[12] Aderemi, A.O.,C. F. Tope; Environmental and Health Concerns Associated with
the Open Dumping of Municipal Solid Waste: A Lagos, Nigeria Experience.
American Journal of Environmental Engineering 2(6): s.160-165, 2012.